İstanbul'un tılsımları: Yılanlı Sütun'dan Çemberlitaş'a
İstanbul'da yüzyıllarca anlatılan bir inanç vardı: şehrin meydanlarındaki eski sütunlar süs değil, tılsımdı. Her biri şehri bir belâya karşı koruyordu. Dersaadet'in hikâyesi bu inançtan çıkıyor. Bu yazıda önce gerçek sütunları, sonra oyundaki karşılıklarını anlatıyoruz.
Belînâs kimdi?
Bizans ve İslam kaynaklarında şehrin tılsımları çoğu zaman Tyanalı Apollonius'a bağlanır. Apollonius, MS 1. yüzyılda yaşamış bir filozoftu; ölümünden sonra hakkında mucize ve büyü hikâyeleri çoğaldı. İslam dünyasında Belînâs adıyla tılsım ilminin ustası sayıldı ve İstanbul'daki pek çok tılsımın onun eseri olduğu anlatıldı.
Yılanlı Sütun
Sultanahmet'teki eski At Meydanı'nda, yani Bizans hipodromunda duran tunç sütun. İstanbul'dan çok daha yaşlı: MÖ 479'da Plataia Savaşı'nı kazanan Yunan kentleri onu Delfi'deki Apollon Tapınağı'na adadı. Birbirine sarılmış üç yılandan yapılmıştı ve tepesinde yılan başları vardı. Konstantinos onu 4. yüzyılda yeni başkentine getirtti.
Osmanlı İstanbul'unda sütunun şehri yılanlardan koruduğuna inanılırdı; Evliya Çelebi de onu yılanlara karşı bir tılsım olarak anar. Yılan başları 18. yüzyılın başında kırıldı. Bir başın üst çenesi bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde.
Dikilitaş
Yılanlı Sütun'un birkaç adım ötesindeki Mısır dikilitaşı. Firavun III. Thutmose için MÖ 15. yüzyılda Karnak'ta dikilmişti. İmparator Theodosius onu 390'da hipodroma kaldırttı; dikilişini anlatan kabartmalar bugün de kaidesinde görülür.
Çemberlitaş
Konstantinos'un 330'da şehri başkent yaparken diktirdiği porfir sütun. Zamanla çatladı, çevresine demir çemberler geçirildi ve Türkçe adını bu çemberlerden aldı. Rivayete göre altına kutsal emanetler gömülmüştü.
Kıztaşı
Fatih'te, 5. yüzyılda İmparator Markianos adına dikilen sütun. Kaidesindeki kanatlı kadın figürleri yüzünden halk ona Kıztaşı dedi.
1894 depremi
10 Temmuz 1894'te İstanbul büyük bir depremle sarsıldı. Kapalıçarşı ağır hasar gördü, şehirde pek çok yapı yıkıldı. Dersaadet'in hikâyesi tam bu geceye bağlanır.
Dersaadet'te Tılsım Sütunları
Oyunda bu inanç gerçek. Sütunları Belînâs dikmiş, her biri bir belâyı bağlamış: yılanı, haşereyi, vebayı, yangını. Fetihten sonra ulema onları yıkmamış, üstüne mühür basmış; külliyeler, tekkeler, çeşmeler o mührün taşı olmuş. Nöbeti Ocak tutmuş. 1826'da Ocak kaldırılınca nöbet boşalmış, 1894 depreminde sütunlar çatlamış.
1901'de çatlaklardan sızan belâ şehrin dört bir yanında Tılsım Sütunları olarak beliriyor. Her sütun çevresine canavar toplar ve bağladığı belânın baskısını yayar: Yılanlı, Haşereli, Vebalı, Kavurucu, Buzlu ya da Kara. Sütunu kırmak mührü yeniler ve içinden ganimet dökülür.
Metin2 oynadıysan tanıdık gelecek: Tılsım Sütunu oradaki metin taşının karşılığı. Seviye ilerledikçe daha güçlü sütunlarla karşılaşırsın.
Sütunları kimin, neden kırdığı ise oyunun asıl sorusu. Cevabı şehrin içinde. Oyuna genel bakış için Dersaadet nedir? yazısını oku.